Kategori
Sağlık
28 haber / sayfa 1 / 3
Memişoğlu'ndan yerli sağlık üretimi ve iş birliği çağrısı
Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, 12. Türk Tıp Dünyası Kurultayı'nın açılışına katıldı. Bakan, Türkiye'nin sağlık alanındaki kapasitesine dikkat çekerek ülkenin küresel bir şifa merkezi ve güven limanı hâline geldiğini belirtti. Kurultayın temasının, küresel sağlık tehditleri karşısında dirençli sağlık sistemleri olduğu aktarıldı. Yerli üretimde tıbbi cihaz, aşı ve ilaç alanındaki ilerlemeleri anlatan Memişoğlu, solunum cihazlarının 45, otomatik şok cihazlarının 18 ülkeye ulaştığını açıkladı. Yerli ultrason cihazları için iki yıl içinde üretime geçilmesi hedefleniyor. Yerli CAR-T hücre tedavisinin hastalara uygulandığını, klinik araştırmalarda tedavi giderlerinin SGK tarafından karşılandığını söyledi. Ayrıca araştırmacı ve girişimcileri projelerini paylaşmaya davet etti ve Türk tıp dünyasını iş birliğine çağırdı.
Kronik böbrek hastalığının sağlık sistemi ve çevre üzerindeki yükü
Türkiye'de kronik böbrek hastalığının sağlık sistemi ve çevre üzerindeki etkilerini ele alan bir rapor kamuoyuyla paylaşıldı. Yaşam döngüsü değerlendirmesi yöntemiyle hazırlanan çalışmada, hastalığın yıllık karbon ayak izi 2,84 milyon ton karbondioksit eşdeğeri olarak hesaplandı. Hastaların ulaşımı, hastane yatışları ve diyaliz tedavileri, salınımda öne çıkan unsurlar arasında yer aldı. Erken tanının yaygınlaşmasının hem bireysel sağlığa hem de sağlık sistemlerinin sürdürülebilirliğine ve çevreye katkı sağlayabileceği vurgulandı. TÜSEB Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Hilmi Erdem Sümbül, üriner protein oranı tetkikini erken tanı ve önleme kapsamında sağlık sistemine entegre etmeyi planladıklarını açıkladı. Hacettepe Üniversitesi'nden Prof. Dr. Mustafa Arıcı ise diyabet ve hipertansiyonun önemli risk faktörleri olduğunu, tuz, hareketsizlik, şişmanlık ve sigaranın da böbrek sağlığını olumsuz etkilediğini belirtti.
Kellik İçin Deneysel Minoksidil Hapında Umut Verici Sonuç
Connecticut merkezli Veradermics şirketinin geliştirdiği VDPHL01, minoksidilin ağızdan alınan yavaş salınımlı bir versiyonu olarak erkek tipi saç dökülmesi yaşayan 536 erkek üzerinde yürütülen 3. Faz klinik denemesinde altı ay boyunca saç çıkarmayı başardı. Günde bir kez 8,5 miligram ya da günde iki kez doz alan hastalarda kafa derisinin santimetrekaresinde ortalama 28,6 ve 36,4 saç teli çıktı. Plasebo grubunda bu artış 6.6 ile sınırlı kaldı. Hızlı salınımlı formülasyona kıyasla yan etkilerin azaltılabileceği belirtiliyor. Deneysel hapı alanlarda plasebo grubuna göre daha sık ödem ve istenmeyen tüylenme bildirildi. Kadın tipi saç dökülmesine yönelik 3. Faz sonuçlarının 2027'nin ilk yarısında açıklanması bekleniyor.
İklim krizinin sağlık üzerindeki yükü hızla artıyor
Paris Anlaşması'nın yürürlüğe girmesinden bu yana geçen on yılın ardından yayımlanan 2026 Lancet Countdown Raporu, iklimle bağlantılı sağlık zararlarının küresel müdahaleden daha hızlı arttığını bildiriyor. Rapora göre Paris Anlaşması'nı izleyen yıllarda ısıya bağlı ölümler, önceki on yıla kıyasla yaklaşık yüzde 36 arttı. Yalnızca 2023'te aşırı sıcaklar küresel ölçekte rekor düzeyde 710 bin ölümle ilişkilendirildi. Öte yandan küresel temiz enerji yatırımları 2025'te 2,1 trilyon ABD doları ile rekor kırdı. Raporun yazarları, iklim değişikliğinin resmi olarak küresel bir sağlık acil durumu olarak tanınmasını ve sağlık kaygılarının iklim kararlarının tamamına entegre edilmesini istiyor.
Bitkisel ürünler her zaman güvenli mi? Uzmanlar böbrek riskine dikkat çekiyor
Bitkisel olmasının her zaman zararsız anlamına gelmediği, uzmanlar tarafından vurgulanıyor. Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Aydın Türkmen, böbreklerin günde yaklaşık 180 litre sıvıyı süzdüğünü belirterek, kontrolsüz ürün kullanımının ciddi sonuçlar doğurabileceğini ifade ediyor. Diyetisyen Gökçen Efe Aydın ise bitki çaylarında miktar, sıklık ve kişisel sağlık durumunun göz ardı edilmemesi gerektiğini söylüyor. Yeşil çay, hibiskus, meyan kökü, sinameki, ısırgan otu ve adaçayı gibi yaygın bitkilerin böbrek ve sıvı-elektrolit dengesi üzerindeki olası etkileri değerlendiriliyor. Ayrıca zerdeçal ve kurkumin ile internetten alınan kaynağı belirsiz ürünlerin riskleri hatırlatılıyor. Uzmanlara göre bitkisel kürler kulaktan dolma bilgilerle değil, sağlık sorunlarının uygun tıbbi yöntemlerle değerlendirilmesi temelinde ele alınmalı.
Gençler ve gebeler için sigara bırakma polikliniklerinin yaygınlaşması planlanıyor
Programa göre bağımlılıkla mücadelede hizmetler güçlendirilecek ve erişim artırılacak. Bu kapsamda 12-18 yaş grubundaki ergenlere ve gebelere yönelik sigara bırakma polikliniklerinin yaygınlaştırılması planlanıyor. Diğer tütün bağımlılarına yönelik ise farmakolojik tedavilere erişim ve poliklinikte süreklilik için düzenleme yapılacak. Tespit edilen bağımlı bireylerin tedavi, rehabilitasyon ve sosyal uyum hizmetlerine yönlendirilmesi iller genelinde yaygınlaştırılacak. Türkiye genelinde 81 ilde yataklı veya ayaktan bağımlılık arındırma hizmeti sunuluyor. Eylül 2026 sonu itibarıyla 1375 yataklı 50 yetişkin ve 249 yataklı 15 çocuk ve ergen arındırma merkezi ile 70 yetişkin ve 11 çocuk ve ergen ayaktan merkez faaliyet gösteriyor. Rehabilitasyonda 5 yataklı BAHAR merkezi ile 18 ayaktan rehabilitasyon merkezi çalışıyor.
Barbara Barrie tıbbi yardımla hayatını kaybetti
Oyuncu Barbara Barrie, ölümcül kanser teşhisinin ardından tıbbi yardımla hayatını kaybetti. Kızı Jane Harnick, 95 yaşındaki annesinin tıbbi yardımla ölümünün gerçekleştirildiğini söyledi. Barrie'nin 2014'te idiyopatik pulmoner fibroz teşhisi de konulmuştu; bu kronik hastalık, akciğer dokusunun hasar görüp yara izi oluşmasıyla nefes almayı zorlaştırıyor. Kanser, Barrie'nin tek sağlık sorunu değildi. 1964'te Cannes Film Festivali'nde En İyi Kadın Oyuncu ödülünü kazanan Barrie, 1979 yapımı Breaking Away filmindeki rolüyle En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu dalında Oscar'a aday gösterildi. Barney Miller dizisindeki Elizabeth Miller rolü de öne çıkan işleri arasındaydı. Eşi sanat yönetmeni Jay Harnick 2007'de hayatını kaybetmişti; Jay Harnick'ten bir kızı ve bir oğlu var.
Babasının iliğiyle lösemiyi yenen genç
Adana'da 2023 yılında lösemi tanısı alan Celal Karadağ, Ankara'daki LÖSANTE Hastanesi'nde tedavi gördü ve bu süre içinde eğitimini sürdürerek LÖSEV Koleji'nde liseyi tamamladı. Geçen yıl 27 Ağustos'ta hastalığın nüksetmesi üzerine kök hücre nakli süreci başlatıldı. Bulunan üç donör adayının sağlık sorunları nedeniyle vazgeçmesinin ardından, doku uyumu yüzde 60 çıkan babası Hakan Karadağ donör oldu. 9 Ekim'de yapılan operasyonla nakil gerçekleşti ve Karadağ 27 Ekim'de nakil ünitesinden çıktı. Hastalığını yendiğini belirten genç, hedefinin tıp okuyarak hematoloji ya da onkoloji alanında çalışmak olduğunu söyledi. Baba Karadağ ise oğluna bir hayat verdiğini ifade ederek bilinçlenmenin önemine dikkat çekti.
İnme birimleri ve belirtilerde hızlı başvurunun önemi
Dünya İnme Günü vesilesiyle Sağlık Bakanlığı verileri derlendi. İnme, beyne giden kan akışındaki ani kesinti ya da azalmayla oluşur ve hızlı müdahale gerektirir. Kamu hastanelerinde bu alanda 49 inme merkezi ve 52 inme ünitesi, toplamda 101 birim faaliyet gösteriyor. 2025 ve 2026'nın ilk altı ayında 79 bin 74 akut iskemik inme hastasına hizmet verildi; Ekim 2026 itibarıyla 9 bin 341 hastaya damar içi pıhtı eritici tedavi, 8 bin 958 hastaya mekanik trombektomi uygulandı. Konuşma güçlüğü, ani uyuşma, görme bozukluğu, şiddetli baş ağrısı, baş dönmesi ve denge kaybı gibi belirtiler görüldüğünde gecikmeden 112 Acil Çağrı Merkezi'ne başvurulması öneriliyor. Belirtilerin kendiliğinden geçmesini beklemek tedavi için kritik zamanı kaybettirebilir.
Kan şekerini dengelemeye destek olabilecek beş meyve
Diyabetli kişilerin beslenmesinde meyve seçimi kan şekeri dengesi açısından önem taşıyor. Bu kapsamda orman meyveleri, nar, elma, turunçgiller ve avokado öne çıkarılıyor. Orman meyveleri lif içeriği sayesinde şekerin kana geçişini yavaşlatabiliyor; yaban mersini ve turna yemişinin açlık kan şekeri ile HbA1c düzeylerini düşürebildiği belirtiliyor. Nar ise kan basıncı, kan şekeri ve kolesterol düzeyleri üzerinde destekleyici olabileceği ifade edilen bileşikler içeriyor. Düşük glisemik indeksli elma, 2022'de yapılan bir araştırmada yemek sonrası kan şekerini anlamlı ölçüde düşürdü. Portakal ve greyfurt gibi turunçgiller de düşük glisemik indeksleriyle öne çıkıyor. Avokado ise düşük karbonhidrat ve yüksek tekli doymamış yağ içeriğiyle ilişkilendiriliyor. Avokado araştırmalarının bir kısmının Hass Avocado Board tarafından finanse edildiği de not ediliyor.
Meme kanserini yenen kadından erken tarama çağrısı
46 yaşındaki Kılıç, göğsünde fark ettiği bulgunun ardından Sultangazi Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde meme kanseri teşhisi aldı. Beş yıl sonra iyileşen Kılıç, bu süreci hayatının ikinci şansı olarak değerlendirdiğini ve erken teşhisin hastalıkla mücadelede belirleyici olduğunu vurguladı. Tedavi sürecinde moral bozukluğu yaşayan kadınlara umutsuzluğa kapılmamaları çağrısında bulundu. Doç. Dr. Türkan İkizceli ise kadınların herhangi bir belirti ortaya çıkmasını beklemeden düzenli tarama yaptırmasını istedi. Türkiye'de ücretsiz ulusal tarama programı bulunduğunu hatırlatan İkizceli, 40 yaş itibarıyla rutin taramaya devam edilmesi gerektiğini belirtti. Ekim ayının Meme Kanseri Farkındalık Ayı olduğunu anımsatan İkizceli, ücretsiz hizmet veren KETEM merkezlerine başvurulabileceğini söyledi.

Tek yüz fotoğrafıyla biyolojik yaş ve kanser riskini tahmin eden yapay zeka
Mass General Brigham Kanser Enstitüsü araştırmacıları, tek bir yüz fotoğrafıyla biyolojik yaşı hesaplayan ve kanser hastalarının ölüm riskini tahmin eden iki yapay zeka modeli geliştirdi. 42 milyondan fazla fotoğrafla eğitilen temel model, yüz yapısından dijital biyobelirteçler üretiyor. Bu altyapıyla geliştirilen FAHR-FaceAge, takvim yaşını ortalama 5,1 yıllık hata payıyla tahmin etti; karşılaştırılan diğer modelde bu değer 6,92 yıl oldu. FAHR-FaceSurvival ise 34 binden fazla radyoterapi hastasının fotoğraflarıyla eğitildi. En yüksek risk grubunda 90 gün içinde ölüm oranı yüzde 52 iken en düşük grupta yüzde 2,1 oldu. Araştırmacılar modelin tedavi öncesi genel sağlık değerlendirmesine destek olabileceğini, ancak tek başına kesin öngörü sağlamadığını ve klinik kullanım için doğrulama gerektiğini belirtiyor.
