30 Ekim 2026 Cuma
Haber Ulak
Sağlık

Bitkisel ürünler her zaman güvenli mi? Uzmanlar böbrek riskine dikkat çekiyor

Yayın: Kaynak: Habertürk · Sağlık
Kısa özeti oku

Bitkisel olmasının her zaman zararsız anlamına gelmediği, uzmanlar tarafından vurgulanıyor. Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Aydın Türkmen, böbreklerin günde yaklaşık 180 litre sıvıyı süzdüğünü belirterek, kontrolsüz ürün kullanımının ciddi sonuçlar doğurabileceğini ifade ediyor. Diyetisyen Gökçen Efe Aydın ise bitki çaylarında miktar, sıklık ve kişisel sağlık durumunun göz ardı edilmemesi gerektiğini söylüyor. Yeşil çay, hibiskus, meyan kökü, sinameki, ısırgan otu ve adaçayı gibi yaygın bitkilerin böbrek ve sıvı-elektrolit dengesi üzerindeki olası etkileri değerlendiriliyor. Ayrıca zerdeçal ve kurkumin ile internetten alınan kaynağı belirsiz ürünlerin riskleri hatırlatılıyor. Uzmanlara göre bitkisel kürler kulaktan dolma bilgilerle değil, sağlık sorunlarının uygun tıbbi yöntemlerle değerlendirilmesi temelinde ele alınmalı.

Bitkisel ürünler her zaman güvenli mi? Uzmanlar böbrek riskine dikkat çekiyor
Fotoğraf: Habertürk · Sağlık · Haber kaynağı · Fotoğrafın kaynağı

Haberin ayrıntıları

“Bitkisel olan zararsızdır” düşüncesi, soğuk havalarda hastalanmak istemeyen, sağlıklı yaşamak isteyen pek çok kişiyi kontrolsüz bitki çayı, zayıflama ürünü ve bitkisel takviye kullanımına yöneltiyor. Ancak doğadan elde edilmesi, bir ürünün her koşulda güvenli olduğu anlamına gelmiyor. Türk Böbrek Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi ve Nefroloji Uzmanı Prof.

Dr. Aydın Türkmen, vücudumuzu atık maddelerden arındıran böbreklerin, tüketilen gıdalar ve kullanılan ilaçların yıkım ürünleri ile yoğun bir şekilde temas ettiğini vurgulayarak bilinçsiz ürün kullanımının ciddi sonuçlar doğurabileceğini belirtti. Türk Böbrek Vakfı Diyetisyeni Gökçen Efe Aydın ise özellikle bitki çayları ve kulaktan dolma bilgilerle hazırlanan kürlerde miktar, sıklık ve kişisel sağlık durumunun göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade etti.

BÖBREKLER BİR GÜNDE YAKLAŞIK 180 LİTRE SIVIYI SÜZÜYOR Böbrekler, vücudun sıvı ve elektrolit dengesinin korunmasından atık maddelerin uzaklaştırılmasına kadar yaşamsal görevler üstleniyor. Prof. Dr. Türkmen, böbreklerin sistemik dolaşımdan yüksek miktarda kan aldığını ve bir günde yaklaşık 180 litre sıvıyı süzerek kanın temizlenmesine katkı sağladığını belirtti.

Bu yoğun işlev, böbrekleri yalnızca hastalıklar açısından değil, tüketilen ürünlerin içeriği ve kullanılan ilaçların dozları bakımından da hassas bir noktaya taşıyor. Zararlı maddelerin, gereğinden yüksek dozda alınan ilaçların veya kontrolsüz kullanılan takviyelerin böbrekler üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceğine dikkat çeken Türkmen, özellikle böbrek hastalığı bulunan kişilerin daha da dikkatli olması gerektiğini vurguladı.

DOĞAL OLMASI GÜVENLİ OLDUĞU ANLAMINA GELMİYOR Bitkisel takviyeler ve alternatif ürünler, sağlığı koruma, ağrıları hafifletme veya kilo verme amacıyla giderek daha fazla tercih ediliyor. Ancak bu ürünlerin hepsi ilaçlarla aynı değerlendirme ve denetim süreçlerinden geçmiyor. Gıda takviyesi olarak piyasaya sunulan ürünlerde etken madde miktarları markadan markaya değişebiliyor; üretim ve kalite kontrol sorunları nedeniyle ağır metal, pestisit veya başka maddelerle kontaminasyon riski de ortaya çıkabiliyor.

Prof. Dr. Aydın Türkmen, bir ürünün bitkisel olmasının güvenli olduğunu göstermediğini belirterek ürünün içeriğinin, dozunun, kullanım süresinin ve kişinin sağlık durumunun birlikte değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti. Özellikle internet üzerinden kaynağı belirsiz ürünlerin satın alınması ve hekim önerisi olmadan uzun süre kullanılması önemli riskler taşıyor.

Güvenilir üreticilerden temin edilen ürünler dahi kişiye uygun olmayabilir ve mevcut tedavilerin yerine geçmemelidir. ZERDEÇAL VE KURKİMİN HERKES İÇİN MASUM MU? Eklem ağrılarından iltihabi hastalıklara kadar pek çok amaçla kullanılan zerdeçal ve etken maddesi kurkumin, bitkisel ürünler konusundaki tartışmaların öne çıkan örneklerinden biri. Antioksidan ve antiinflamatuvar özellikleri nedeniyle ilgi gören kurkuminin sağlık üzerindeki etkilerine ilişkin bilimsel kanıtların her kullanım amacı için yeterli olmadığını belirten Prof.

Dr. Türkmen, ürünlerin içeriği ve kullanım miktarının da göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı. Türkmen in dikkat çektiği risklerden biri, bazı ticari bitkisel ürünlerde ilaç etken maddeleriyle kontaminasyon olasılığı. Özellikle bazı ağrı kesiciler olarak bilinen nonsteroid antiinflamatuvar ilaçlar, böbrekte kan akımının düzenlenmesinde rol oynayan prostaglandinlerin üretimini baskılayabiliyor.

Bu durum, kronik böbrek hastalığı bulunanlarda, diyabetlilerde, hipertansiyon hastalarında ve ileri yaştaki kişilerde akut böbrek hasarı riskini daha da artırabiliyor.Yüksek doz kurkumin takviyelerinin, oksalat içeriği nedeniyle oksalat taşlarına yatkın kişiler açısından da ayrıca değerlendirilmesi öneriliyor. Bunun yanı sıra organ nakli alıcılarının kullandığı ilaçlarla etkileşim ihtimali de göz önünde bulundurulmalıdır.

Bitkisel ürünlerin kontrolsüz kullanımında karşılaşılabilecek riskler, tek bir ürünle sınırlı değil. Prof. Dr. Aydın Türkmen, bazı Aristolochia türlerinde bulunan aristoloşik asidin geri dönüşümsüz böbrek hasarı ve idrar yolu kanserleriyle ilişkilendirildiğini belirtiyor. Yüksek doz yeşil çay ekstresi bazı kişilerde karaciğer hasarına yol açabilirken, kimi zayıflama ürünlerinde tespit edilebilen ağır metaller veya beyan edilmemiş ilaç etken maddeleri de ciddi sağlık sorunlarına neden olabiliyor.

Protein ve kreatin takviyelerinin kontrolsüz kullanımı da özellikle önceden böbrek hastalığı bulunan kişilerde dikkat gerektiriyor. Bu ürünlerin herkes için zararlı olduğu söylenemese de kişinin böbrek fonksiyonları, beslenme düzeni, kullandığı ilaçlar ve takviyenin dozu dikkate alınmadan karar verilmemesi gerekiyor. BU BİTKİ ÇAYLARINA DİKKAT! Türk Böbrek Vakfı Diyetisyeni Gökçen Efe Aydın, toplumda “bitkisel” kelimesine duyulan güvenin bazı ürünlerin sınırsız tüketilebileceği düşüncesini doğurduğuna dikkat çekiyor.

Oysa bitki çaylarının ve karışımlarının miktarı, tüketim sıklığı ve kişinin sağlık durumu önem taşıyor. Aydın, yaygın tüketilen bazı bitki çaylarının özelliklerine ve dikkat edilmesi gereken noktalara şöyle işaret etti: Yeşil çay ve Matcha: Fazla tüketimi sıvı dengesini etkileyebilir Kafein içeren yeşil çay ve matcha, bazı kişilerde hafif idrar söktürücü etki gösterebilir.

Aşırı tüketim ve yetersiz sıvı alımı, özellikle hassas bünyelerde sıvı dengesini olumsuz etkileyebilir. Kronik böbrek hastalarının tüketim miktarını sağlık durumlarına göre belirlemesi önemlidir. Hibiskus: Tansiyon ilaçlarıyla birlikte tüketimine dikkat! Hibiskus, tansiyon ve kilo kontrolü amacıyla tercih edilen bitkiler arasında yer alıyor. Tansiyon üzerinde düşürücü etki gösterebilmesi nedeniyle tansiyon ilacı veya idrar söktürücü kullanan kişilerin hibiskus tüketimini hekimlerine danışmaları gerekiyor.

Meyan Kökü: Tansiyonu yükseltebilir, potasyumu düşürebilir Meyan kökü, kan basıncının yükselmesine, potasyum düzeyinin düşmesine ve vücutta sıvı tutulmasına neden olabilir. Bu etkiler hipertansiyon ve kronik böbrek hastalığı bulunan kişiler açısından özellikle önem taşıyor. Sinameki: Uzun süreli kullanımı sıvı ve mineral kaybına yol açabilir Kabızlık için sık kullanılan sinamekinin uzun süre veya gereğinden fazla tüketilmesi ishal, sıvı kaybı ve elektrolit bozukluklarına neden olabilir.

Potasyum kaybı ise kasların yanı sıra kalp ve böbrek sağlığını da olumsuz etkileyebilir. Isırgan Otu: İdrar söktürücü etki her zaman avantaj değil Ödem şikayeti nedeniyle tercih edilen ısırgan otu, idrar söktürücü etkisi nedeniyle bazı kişilerde sıvı dengesini etkileyebilir. Özellikle idrar söktürücü ilaç kullananların ve böbrek hastalarının kontrolsüz tüketimden kaçınması gerekiyor.

Adaçayı: Yüksek miktarda ve uzun süre kullanımı sakıncalı Adaçayının bazı bileşenleri biyolojik etkiler gösterebilir. Özellikle yoğun, yüksek miktarda ve uzun süreli tüketimde kişisel sağlık durumu ve kullanılan ilaçlar dikkate alınmalı; düzenli kullanım öncesinde sağlık uzmanına danışılmalıdır. BİTKİSEL KÜRLERDE “MUCİZE” VAATLERİNE DİKKAT! Bitki çaylarından daha fazla risk taşıyabilen uygulamalardan biri de farklı bitkilerin gelişigüzel bir araya getirilmesiyle hazırlanan kürler.

Kilo verme, ödem atma, vücudu arındırma veya bir hastalığı iyileştirme amacıyla kullanılan bu karışımlarda hangi maddelerin ne miktarda bulunduğu çoğu zaman bilinmiyor. Gökçen Efe Aydın, fayda sağlama beklentisiyle yapılan bu uygulamaların başta böbrekler olmak üzere çeşitli organları olumsuz etkileyebileceğini vurguladı. Birden fazla bitkinin bir arada kullanılması, her birinin etkisinin ve olası ilaç etkileşimlerinin değerlendirilmesini de güçleştiriyor.

Bu nedenle bitkisel kürlerin kulaktan dolma bilgilerle hazırlanması ve tedavi amacıyla kontrolsüz kullanılması yerine, sağlık sorunlarının uygun tıbbi yöntemlerle değerlendirilmesi gerekiyor.

Haberin özgün kaynağıHabertürk · Sağlıkhaberturk.com

Kısa özet yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Haber metninin kaynağı: Habertürk · Sağlık. Hata veya hak ihlali bildirmek için telif sayfasını kullanabilirsiniz.

PaylaşXFacebookWhatsAppTelegramLinkedInE-posta