Sarıgül'ün ek ifadesinde miras ve taşınmaz ayrıntıları
Kısa özeti oku
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçuna ilişkin soruşturmayı sürdürüyor. Soruşturma kapsamında tutuklanan Emir Sarıgül'ün savcılığa verdiği ek ifade ortaya çıktı. Sarıgül, annesinden kalan mal varlığının kendisine devredilmesini talep ettiğini, babasının bu talebi uzun süre karşılamadığını belirtti. Yaklaşık iki yıl önce, avukatı tarafından hazırlanan miras taksim sözleşmesinin imzalandığını ve beş taşınmazın kendisine devredileceğinin taahhüt edildiğini anlattı. Taşınmazların devredilmemesi hâlinde 50 milyon dolar ödeneceğine dair bir senet de imzalandığını ifade etti. Sarıgül, maddi zorluklar yaşadığını da ek ifadesinde dile getirdi.
Haberin ayrıntıları
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ‘Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama’ suçuna ilişkin yürütülen soruşturma sürüyor. Soruşturma kapsamında tutuklanan Emir Sarıgül’ün savcılıkta verdiği ek ifade ortaya çıktı. DHA nın yer alan habere göre Emir Sarıgül ek ifadesinde şunları söyledi: “Ben ilk ifademde bahsetmediğim birkaç husustan bahsetmek istiyorum.
Benim dedem Abdurrahman Köksaloğlu hem sanayici hem iş adamı hem de İstanbul milletvekiliydi. Kendisine ait büyük bir mal varlığı annem Gülsüm Hülya Köksaloğlu’na kaldı. Annem de 1984 yılında ben henüz 3 yaşındayken vefat etti. Bunun üzerine annemden kalan mal varlığının 4’te 3’ü benim 18 yaşımda tasarruf edebileceğim şekilde bana, 4’te 1’i ise babam Mustafa Sarıgül’e kaldı. 1993 yılında babam Aylin Kotil ile evlendi.
Bir süre sonra babam ile Aylin Kotil’in bir oğlu oldu. Bundan sonraki süreçte ben evden ayrılıp babaannemle dedemin evine gittim. Üniversite yıllarına kadar onlarla yaşadım. Bu yıllarda bana herkes annemden kalan mirası anlatıyordu. Babamın yeni bir evlilik yapmasının da etkisiyle kendimi güvence altına almak için annemden kalan mal varlığımı kendi üzerime yapmasını istedim.
Ancak babam kabul etmedi ve beni sürekli geçiştirdi. Bundan yaklaşık 2 sene öncesine kadar bu süreç hiçbir aşama kat edemeden böyle devam etti. Son 3 buçuk senedir ise çok ciddi maddi zorluklar yaşamaktayım. Hatta 2 evladımın ihtiyaçlarını dahi bazen karşılayamaz hale geldim. Bunun üzerine bu mal varlığının devri konusunu kızlarımla da konuştum. Onların da babam Mustafa Sarıgül ile konuşması ve babamın da yaşının ilerlemiş olması sebebiyle babam bu mal varlığını devretmeyi kabul etti.
Ardından 2 sene önce Ankara’da avukatım Emrah Cengiz’in hazırladığı miras taksim sözleşmesini birlikte imzaladık. Bu neticede bana 5 adet taşınmazı devretmeyi taahhüt etti. Bu 5 taşınmazdan bir tanesinin yarısı zaten benimdi. Bu taşınmazlar şöyledir; Nişantaşı nda içinde 5 katlı metruk bina bulunan 987 metrekare arazi, Marmaris Söğüt bölgesinde 64 dönüm arazi, Mecidiyeköy de 1 dönüme yakın olan şu anda otopark olarak kullanılan arazi, Ankara’da TBMM’nin karşısındaki Şinasi ve Akün Sahnesi’nin olduğu bina, Nişantaşı Abdi İpekçi Caddesi’nin sonunda 642 metrekare arazidir.
Bu sözleşmenin yanında taşınmazların tarafıma devredilmemesi halinde yine avukat huzurunda 50 milyon dolar paranın bana verileceğine dair bir senet daha imzaladık. Bu senedi teminat olarak imzaladık.
Kısa özet yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Haber metninin kaynağı: Habertürk · Gündem ve Siyaset. Hata veya hak ihlali bildirmek için telif sayfasını kullanabilirsiniz.
