6 Kasım 2026 Cuma
Haber Ulak
Ekonomi

Rüzgar enerjisinde 2040 hedefleri ve yatırım beklentisi

Yayın: Kaynak: TRT Haber · Ekonomi
Kısa özeti oku

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar'ın açıkladığı Milli Enerji 2040 yol haritası, elektrifikasyonu merkeze alıyor. TÜREB Başkanı Erden'e göre yol haritası enerjide bağımsızlık, arz güvenliği ve iklim değişikliğiyle mücadele önceliklerine göre hazırlandı. Ulaşım, sanayi, ısıtma ve soğutma gibi alanlarda elektrik kullanımının artmasıyla 2040'a kadar talebin yükseleceği öngörülüyor. Rüzgar ve güneş için toplam kurulu güç hedefi 2035'te 120 bin megavat, 2040'ta 170 bin megavatı aşıyor. Yalnızca rüzgar yatırımının önümüzdeki 14 yılda 50 milyar doları aşması bekleniyor. Yerli ekipman kullanımının artırılması da hedefler arasında. DÜRED Başkanı Durak, deniz üstü rüzgarda 2040 için 6 bin megavat hedeflendiğini, ilk YEKA yarışmasının Nisan 2027'de planlandığını ve ilk santralin 2032'de görülebileceğini umduğunu aktardı.

Rüzgar enerjisinde 2040 hedefleri ve yatırım beklentisi
Fotoğraf: TRT Haber · Ekonomi · Haber kaynağı · Fotoğrafın kaynağı

Haberin ayrıntıları

TÜREB) Başkanı Erden, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar'ın dün açıkladığı Türkiye'nin enerjideki yeni yol haritası "Milli Enerji 2040"a ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Elektrifikasyonu merkeze alan yol haritasının enerjide bağımsızlık, arz güvenliği ve iklim değişikliğiyle mücadele öncelikleri doğrultusunda hazırlandığını belirten Erden, çalışmanın Türkiye'nin 2053 net sıfır emisyon hedefine giden yolda enerji sektörünü nasıl geliştireceğini ortaya koyduğunu dile getirdi.

Erden, ulaşım, sanayi, ısıtma, soğutma ve deniz suyu arıtımı gibi alanlarda elektrik kullanımının yaygınlaşmasıyla 2040'a kadar elektrik talebinin artacağını, bu dönüşümle enerjide dışa bağımlılığın azaltılmasının amaçlandığını aktardı.

Artan talebin karşılanmasında yenilenebilir enerji yatırımlarına işaret eden Erden, rüzgar ve güneş enerjisinde toplam kurulu güç hedefinin 2035 için 120 bin megavat olduğunu, 2040 hedefinin ise 170 bin megavatı aştığını kaydetti.

Erden, yol haritasında üretilen elektriğin tüketicilere ulaştırılması için iletim ve dağıtım şebekelerine büyük yatırımlar öngörüldüğünü, batarya kapasitesinin artırılması, yurt dışıyla elektrik ticaretinin geliştirilmesi ve talep tarafı katılımı gibi başlıkların da yer aldığını belirterek, "İşin üretimini, iletimini, tüketimini, hem yurt içi hem de yurt dışı piyasasını kapsayan bütüncül bir çalışma görüyoruz. Bundan sonra stratejik çerçeveden aksiyona geçilmesi ve her alanda da alt aksiyon planlarının açıklanmasını çok önemli görüyorum." ifadelerini kullandı.

Karasal rüzgar enerjisinde 57 bin megavatlık kurulu güç hedefi

Türkiye'nin rüzgar enerjisinde 2035 için 48 bin megavatlık kurulu güç hedefi bulunduğunu anımsatan Erden, "2040 hedefi 63 bin megavat olarak açıklandı. Bunun bir kısmı deniz üstü olacak. 6 bin megavat. Dolayısıyla 57 bin megavat seviyesinde karasal rüzgar yatırımı gerçekleşecek. Bugün (kurulu gücün) 16 bin megavat seviyesinde olduğunu düşünürseniz, aşağı yukarı 47 bin megavatlık yeni yatırımdan bahsediyoruz." dedi.

Erden, bu kapasite artışı için öngördüğü yatırım tutarına ilişkin de "50 milyar dolardan fazla sadece rüzgar yatırımı önümüzdeki 14 senede gerçekleşecek. Bu da çok önemli bir yatırım rakamı. Bundan sonraki yıllarda gerçekten çok önemli finansman ihtiyaçları var." diye konuştu.

Yenilenebilir enerjinin son 20-25 yılda sanayinin gelişimine ve istihdama katkı sağladığını kaydeden Erden, yeni yatırımlarla bu katkının süreceğini söyledi.

Erden, yeni yatırımlarda yerli ekipman kullanımının artırılması hedefine de değinerek, "Ekipmanda da yabancı ve yurt dışına bağlılığı azaltmak ve orada da tedarik bağımsızlığını sağlamak çok önemli bir başlık gibi görünüyor." ifadesini kullandı.

Türkiye'nin kritik maden kaynaklarının ekonomiye kazandırılması ve bu kaynakların güneş, rüzgar ve batarya teknolojilerinde kullanımının artırılmasına değinen Erden, şunları kaydetti:

"Özellikle rüzgar santralleri, rüzgar türbinleri açısından baktığımız zaman mıknatıs üretimi gerçekten çok önemli. Çünkü türbinlerin içerisinde çok önemli oranda bunları kullanıyoruz. Aynı şekilde elektrikli araçlarda da bunlara ihtiyaç var."

Erden, bu alandaki imalat yatırımlarının desteklenmesinin ise önemli fırsatlar sunduğunu dile getirdi.

Türkiye'nin 2053 net sıfır emisyon hedefine ara hedefler belirleyerek ilerlediğini aktaran Erden, yol haritasının Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) öncesinde kamuoyuyla paylaşılmasının uluslararası işbirliğini geliştirmek ve somut adımlar atmak açısından önemli olduğunu vurguladı.

Erden, Türkiye'nin 2040 ve 2053 hedeflerinin somutlaşmasının, konferansa katılacak uluslararası iş dünyası temsilcilerinin yatırım fırsatlarını değerlendirmesini ve olası işbirliklerini görüşmesini kolaylaştıracağını belirterek, "Şirketler de öngörülebilirliğe ve bundan yola çıkarak sürdürülebilir planlara bakarlar. COP31 Türkiye'de bu işbirliklerinin sağlanması, bunların müzakere edilmesi, daha sonra da uygulamaya geçilmesi için çok önemli bir fırsat olacaktır." değerlendirmesinde bulundu.

Deniz üstünde 6 bin megavat hedefi için denizcilikle işbirliği vurgusu

Denizüstü Rüzgar Enerjisi Derneği (DÜRED) Başkanı Murat Durak da deniz üstü rüzgar enerjisinde daha önce 2035 için 5 bin megavatlık kurulu güç hedefi belirlendiğini hatırlatarak, yeni yol haritasında 2040 için 6 bin megavatlık kurulu güce ulaşılmasının hedeflendiğini söyledi.

Durak, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının Saros Körfezi ile Edremit, Bozcaada ve Gökçeada açıklarında 4 aday saha belirlediğini, Türkiye'nin deniz üstü rüzgar enerjisine dayalı ilk Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanı (YEKA) yarışmasının ise Nisan 2027'de düzenlenmesinin planlandığını dile getirdi.

İhalenin ardından meteorolojik ve oşinografik ölçümlerin yaklaşık 1 ila 1,5 yıl sürebileceğini, sonrasında deniz tabanına yönelik araştırmalar yapılacağını anlatan Durak, şunları kaydetti:

"2027'den sonra 2030'a kadar teknik çalışmalar biter ve 2030'da deniz üstü rüzgar santrali için alanın inşaata hazır hale geleceğini düşünüyorum. 2 yıl kadar da inşaatı sürerse 2032'de ilk deniz üstü rüzgar santralini görürüz diye umuyorum."

Durak, Türkiye'nin karasal rüzgar enerjisindeki deneyimine ve tersaneler ile limanları kapsayan denizcilik altyapısına işaret ederek, "Bu iki sektörü bir araya getirirsek çok rahatlıkla o hedefe ulaşabileceğimizi düşünüyorum." dedi.

Deniz üstü rüzgar santrallerinde ilk yatırım tutarı yüksek olsa da maliyet değerlendirmesinde santralin işletme ömrü boyunca üreteceği elektrik miktarının da dikkate alınması gerektiğinin altını çizen Durak, "Denizdeki elektrik üretimi çok daha yüksek." ifadesini kullandı.

Haberin özgün kaynağıTRT Haber · Ekonomitrthaber.com

Kısa özet yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Haber metninin kaynağı: TRT Haber · Ekonomi. Hata veya hak ihlali bildirmek için telif sayfasını kullanabilirsiniz.

PaylaşXFacebookWhatsAppTelegramLinkedInE-posta