Eski İsrailli asker, ordunun medya çalışmalarını eleştirdi
Kısa özeti oku
Breaking the Silence (Sessizliği Bozmak) örgütünün yeni sözcüsü Ayelet Kroizer, eski askerlik deneyimini X platformundaki hesabından paylaştı. Ultra-Ortodoks bir toplumda büyüdüğünü ve üç yıl önce muafiyetini iptal ettirerek savaş döneminde orduya katıldığını belirten Kroizer, İsrail Ordu Sözcülüğü'nde çalıştığı sürede ordunun kamuoyuna bilgi verme biçimini gözlemlediğini söyledi. Ona göre ordu, kamuoyunun algısını yönlendirerek halkla ilişkiler faaliyeti yürütüyor; iç kamuoyunda hedefin orduya güveni artırmak olduğunu, uluslararası çalışmaların ise askeri operasyonların meşruiyetini genişletmeyi amaçladığını ifade etti. Gazze'deki saldırılara ilişkin açıklamaların şekillendirilmesinde yer aldığını belirten Kroizer, susmayacağını ve savaşta görev yapmış olanları da konuşmaya çağırdı.
Haberin ayrıntıları
İsrailli sivil toplum kuruluşu Breaking the Silence ın (Sessizliği Bozmak) yeni sözcüsü olan Ayelet Kroizer, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, ordudaki görevi ve tanıklıklarına dair değerlendirmelerde bulundu. Ultra-Ortodoks (Haredi) Yahudi toplumunda büyüdüğünü ve 3 yıl önce muafiyetini iptal ettirerek savaş sırasında orduya katıldığını belirten Kroizer, O dönemde devleti savunduğuma inanarak orduya katılmıştım.
Askerlik hizmetimin sonunda Sessizliği Bozmak örgütünde çalışacağımı hiç tahmin etmezdim. ifadelerini kullandı. İsrail Ordu Sözcülüğü biriminde görev yaptığı süre boyunca sadece Batı Şeria ve Gazze deki gerçeklerle değil, ordunun bu gerçekleri kamuoyuna sunma biçimiyle de tanıştığını vurgulayan Kroizer, Ordu sözcüsünün kamuoyundaki gerçeklik algısını ne derece kontrol ettiğini ve gerçekleri sorunlu bir şekilde nasıl manipüle ettiğini gördüm.
Kamuoyuna karşı sorumlu bir kurum gibi değil, adeta bir halkla ilişkiler şirketi gibi hareket ediyorlar. değerlendirmesinde bulundu. Kroizer, ordunun İsrail kamuoyuna yönelik çalışmasının ana hedefinin halkın orduya olan güvenini artırmak olarak belirlendiğini, halkın haber alma hakkının ise en iyi ihtimalle ikincil planda kaldığını kaydetti. Uluslararası kamuoyuna yönelik çalışmaların amacının ise askeri operasyonların meşruiyetini genişletmek olduğunu belirten Kroizer, Burada da ödenen bedel gerçekler oldu. dedi.
Medyaya servis edilen bilgilerin hazırlanma sürecinde bizzat yer aldığını aktaran Kroizer, şu ifadeleri kullandı: Hizmetim sırasında medyada yayınlanan ayrıntıları manipüle ettim. Terörist kelimesinin masum Filistinlilere de nasıl yapıştırıldığını, açıklamaların hedef kitleye ve belirlenen amaca göre nasıl şekillendirildiğini gördüm. Haksızlık karşısında hiçbir zaman sessiz kalmayı beceremedim ama burada kendimi haksızlığın halkla ilişkilerini yapmak zorunda buldum.
İsrail ordusunun Gazze deki saldırılarda hayatını kaybedenlerle ilgili tutumuna da değinen Kroizer, Tek bir saldırıda onlarca kişinin ölüm haberini tasarlamayı, ardından da otomatik olarak olaya karışmayan sivillerin zarar görmesinden üzüntü duyuyoruz cümlesini eklemeyi öğrendim. Bu benim günlük rutinimin bir parçasıydı. şeklinde konuştu. Kroizer açıklamasını, Bu yüzden susmayacağım.
Eğer siz de savaş sırasında görev yaptıysanız, siz de susmayın. çağrısıyla tamamladı. Sessizliği Bozmak derneği de Kroizer ın paylaşımını alıntılayarak, Ayelet, bize katıldığın için bundan daha gururlu ve mutlu olamazdık. İşgal hakkındaki gerçekleri haykırma zamanı geldi. açıklamasını yaptı. *Fotoğraf: EPA, temsilidir
Kısa özet yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Haber metninin kaynağı: Habertürk · Dünya. Hata veya hak ihlali bildirmek için telif sayfasını kullanabilirsiniz.
