Ersoy, Londra'da turizm hedeflerini ve 2027 planlarını anlattı
Kısa özeti oku
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Londra'daki WTM Londra Turizm Fuarı'nda Türkiye'nin katılımını, İngiltere pazarına yönelik beklentileri ve 2027 hazırlıklarını değerlendirdi. Ersoy, Türkiye'nin üçüncü çeyrek turizm gelirinin yüzde 5 artışla 25 milyar 526 milyon dolara ulaştığını, ilk dokuz ayda ise gelirin 51 milyar 278 milyon dolar olduğunu açıkladı. Enerji ve ulaşım maliyetlerindeki artışın 2027'de uçak biletlerine daha belirgin yansıyabileceğini, üç saat ve üzerindeki uçuşlarda bilet başına ortalama 100 dolarlık ek yük öngörüldüğünü belirtti. Ayrıca Formula 1'in 2027'de Türkiye'ye dönüşü, kültür varlıklarının iadesinde 14 ülkeyle yürütülen iş birlikleri ve MICE alanında kurulan yeni birim gibi başlıklara değindi.
Haberin ayrıntıları
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Londra’da düzenlenen WTM Londra Turizm Fuarı’nda İngiltere pazarına yönelik beklentileri, 2027 sezonunun hazırlıklarını, turizmde ürün ve pazar çeşitliliğini artırmaya yönelik çalışmaları değerlendirdi. Türkiye standı önünde basın mensuplarıyla bir araya gelen Ersoy, kongre ve etkinlik turizminden gastronomiye, kültür varlıklarının iadesinden deprem bölgesindeki turizm çalışmalarına kadar farklı başlıklarda açıklamalarda bulundu.
Türkiye’nin fuardaki katılımına ilişkin bilgi veren Ersoy, şunları söyledi: “WTM Londra’yı, Türkiye’nin turizm zenginliğini uluslararası sektör temsilcileriyle buluşturduğumuz ve gelecek sezonun hazırlıklarını değerlendirdiğimiz önemli bir platform olarak görüyoruz. Bu yıl 909 metrekarelik ana standımız, 255 metrekarelik destinasyon alanımız ve 50 metrekarelik spor turizmi alanımızla, 78 alt katılımcıyla fuarda yer alıyoruz.
Kapadokya’nın eşsiz doğal ve kültürel mirasından gastronomiye, spor turizminden kültür turizmine kadar farklı destinasyonlarımızı ve turizm ürünlerimizi aynı çatı altında buluşturduk. Burada âdeta bir Türkiye adası oluşturduk. Sektörümüzle birlikte ülkemizin turizmdeki zenginliğini ve çeşitliliğini uluslararası alanda güçlü biçimde temsil ediyoruz.”
Ulaşım maliyetleri ve son dakika rezervasyonları 2027 planlamasında öne çıkıyor İngiltere’nin Rusya ve Almanya’nın ardından Türkiye’nin üçüncü büyük kaynak pazarı olduğunu belirten Ersoy, Birleşik Krallık pazarının güçlü performansını sürdürmesini beklediklerini söyledi.Bölgedeki savaşların enerji fiyatları ve ulaşım maliyetleri üzerindeki etkisine dikkati çeken Ersoy, havacılık sektöründeki yıllık yakıt fiyatı sabitleme işlemleri nedeniyle maliyet artışlarının biletlere ilk aşamada bütünüyle yansımadığını anlattı.
Bu dönemlerin sona ermesiyle yükselen petrol fiyatlarının 2027’de uçak bileti fiyatları üzerinde daha belirgin bir etki oluşturmasını beklediklerini ifade etti.Ersoy, üç saat ve üzerindeki uçuşlarda bilet başına ortalama 100 dolarlık ek yük oluşabileceğini öngördüklerini belirtti. Birçok ülkedeki tur operatörleriyle yoğun görüşmeler yürüttüklerini söyleyen Ersoy, erken rezervasyonun payının azaldığı, son dakika rezervasyonlarının ağırlığının arttığı bir döneme girilebileceğine işaret etti.
Bu tabloya uygun bir tanıtım ve satış stratejisi izleyeceklerini vurgulayan Ersoy, yıl boyunca tur operatörleri, hava yolu şirketleri ve seyahat platformlarıyla kesintisiz tanıtım ve satış kampanyalarını sürdüreceklerini kaydetti. Üçüncü çeyrekteki toparlanma gelir rekorunu getirdi Turizmde üçüncü çeyrek ve ilk dokuz aylık sonuçları değerlendiren Bakan Ersoy, şubat ayının sonunda başlayan savaşın ikinci çeyreği olumsuz etkilediğini hatırlattı.
İkinci çeyrek sonuçlarının açıklandığı dönemde en zor sürecin geride kaldığına ve yoğun tanıtım kampanyalarıyla üçüncü çeyrekte toparlanma sağlanacağına yönelik beklentilerini paylaştıklarını belirten Ersoy, sonuçların bu öngörüyü doğruladığını söyledi. Türkiye’nin üçüncü çeyrek turizm gelirinin yüzde 5 artışla 25 milyar 526 milyon dolara ulaştığını ifade eden Ersoy, bunun bugüne kadar elde edilen en yüksek çeyreklik turizm geliri olduğunu vurguladı.
İkinci çeyrekteki olumsuz etkinin de telafi edildiğini belirten Ersoy, ilk dokuz aylık turizm gelirinin yüzde 2,4 artışla 51 milyar 278 milyon dolar olduğunu, aynı dönemde Türkiye’de 49 milyon 132 bin ziyaretçinin ağırlandığını bildirdi. Bölgedeki savaşlara ve jeopolitik risklere rağmen Türkiye’nin süreci başarıyla yönettiğini söyleyen Ersoy, şu değerlendirmede bulundu: “Başta Cumhurbaşkanımızın liderliğinde uygulamış olduğumuz dış politikamız ile ateş çemberinin ortasında tam bir istikrar adası olma pozisyonumuzu koruyoruz.
İnşallah bu şekilde de süreci yönetmeye devam edeceğiz.” İngiltere pazarında şehir ve kültür turizmi güçleniyor İngiltere’nin en yoğun tanıtım yapılan ülkeler arasında yer aldığını belirten Ersoy, televizyon kanallarından dijital platformlara, sosyal medyadan kanaat önderlerinin Türkiye’de ağırlandığı programlara kadar bütün iletişim yöntemlerini kullandıklarını söyledi.
Bu çalışmaları tur operatörleri, hava yolu şirketleri ve seyahat portallarıyla yürütülen doğrudan satış odaklı tanıtımlarla desteklediklerini ifade etti. İngiliz ziyaretçilerin yalnızca yaz aylarında değil, düşük sezonda ve kış döneminde de Türkiye’nin tatil bölgelerini tercih ettiğine dikkati çeken Ersoy, bu özelliğin İngiltere pazarını turizmin yıl geneline yayılması açısından önemli kıldığını belirtti.
Son yıllarda İngiltere’de İstanbul’a yönelik yoğun tanıtım yaptıklarını söyleyen Ersoy, Birleşik Krallık’tan İstanbul’a gelen ziyaretçi sayısında da önemli artışlar görüldüğünü kaydetti. Bu yaklaşımın turizmi 81 ile yayma stratejisinin bir parçası olduğunu vurgulayan Ersoy, İngiltere pazarındaki çalışmaları kıyı destinasyonlarıyla sınırlamadıklarını, şehir ve kültür turizmiyle çeşitlendirdiklerini ifade etti. “60’tan fazla ürünle pazara çıkmış durumdayız” Türkiye’nin 2018’den itibaren turizmde strateji değişikliğine gittiğini belirten Bakan Ersoy, geçmişte ağırlıklı olarak deniz, kum, güneş ve arkeolojiyle öne çıkan turizm anlayışının çok daha geniş bir ürün çeşitliliğine ulaştığını söyledi.
Ersoy, “Şimdi 60’tan fazla ürünle biz pazara çıkmış durumdayız.” diyerek GoTürkiye üzerinden bu çeşitliliğin yoğun biçimde tanıtıldığını ifade etti. Tanıtım kampanyalarını hem destinasyon hem de ürün temelinde yürüttüklerini belirten Ersoy, gastronominin bu yaklaşımda önemli bir yer tuttuğunu kaydetti. Michelin Rehberi’nin Türkiye’ye gelmesinin ve destinasyonların kendilerine özgü ürünlerinin öne çıkarılmasının gastronomi turizmine katkı sağladığını söyledi.
Kültür Yolu Festivalleri kapsamında gastronomiye ayrı bir yer verdiklerini anlatan Ersoy, şehirlerin unutulmaya yüz tutmuş yöresel reçetelerinin menülere dâhil edilmesini sağladıklarını ve “Lezzet Noktaları” oluşturduklarını belirtti. Formula 1’den büyük zirvelere etkinlik turizmi Ürün çeşitlendirme çalışmalarına etkinlik turizmini de eklediklerini belirten Ersoy, 2027 itibarıyla Formula 1’in Türkiye’ye dönüşünün yanı sıra uluslararası futbol organizasyonları, konserler ve büyük ölçekli etkinliklerin bu alandaki önemine dikkati çekti.
Türkiye’nin uluslararası zirvelere ev sahipliği yapma kapasitesinin de geliştiğini ifade eden Ersoy, NATO ve Antalya’da düzenlenecek COP31 gibi organizasyonların bu kapasiteyi ortaya koyduğunu söyledi. TGA bünyesinde MICE birimi oluşturuluyor Kongre ve toplantı turizmine ilişkin yeni çalışmalarını da açıklayan Ersoy, TGA bünyesinde toplantı, teşvik seyahati, kongre ve fuar organizasyonlarını kapsayan MICE alanına yönelik bir birim oluşturduklarını bildirdi.
Bundan sonraki dönemde yalnızca devletler arası kongrelere değil, uluslararası şirketlerin büyük organizasyonlarına da teklif vermeyi hedeflediklerini belirten Ersoy, Lütfi Kırdar Kongre Merkezi ile COP31’in gerçekleştirileceği alanın bu süreçte önemli rol üstleneceğini söyledi. Lütfi Kırdar’ın Kültür ve Turizm Bakanlığına devri ile COP31 alanının etkinlik sonrasındaki birkaç ay içinde Bakanlığa devredilmesine yönelik süreci anlatan Ersoy, bu iki alanla birlikte küresel şirketlerin organizasyonlarını Türkiye’ye kazandırmak için çalışacaklarını ifade etti.
Ersoy, Türkiye’nin bu ölçekteki etkinlikler için ülke olarak teklif sunmaya başlayacağını ve uluslararası organizasyonları daha yoğun biçimde ağırlamayı hedeflediklerini kaydetti. Gastronomide hedef, şehirleri uluslararası çekim merkezine dönüştürmek Türk gastronomi markalarının Londra pazarındaki varlığına ilişkin soruyu da yanıtlayan Bakan Ersoy, bu gelişmenin Türkiye’nin ürünlerinin tanıtımı açısından önemli olduğunu söyledi.Nitelikli gastronomi ürünlerine sahip olmakla bir gastronomi şehri olmanın farklı kavramlar olduğuna dikkati çeken Ersoy, uluslararası mutfakların doğru biçimde sunulduğu ve bu birikimin etkinliklerle desteklendiği şehirlerin güçlü birer gastronomi merkezi hâline gelebildiğini ifade etti.Türkiye açısından önceliklerinin şehirlerin bu niteliğe ulaşması olduğunu vurgulayan Ersoy, İstanbul’a bu doğrultuda önemli yatırımlar yaptıklarını ve sonuçlarını aldıklarını belirtti.
İstanbul’un dünyanın önde gelen gastronomi şehirlerinden biri hâline geldiğini söyleyen Ersoy, elde edilen sonuçların yeni çalışmalar için motivasyon sağladığını kaydetti. Kültür varlıklarının iadesinde 14 ülkeyle iş birliği ABD’den 100 kültür varlığının Türkiye’ye iadesine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ersoy, yurt dışına kaçırılan eserlerin tespit edilmesi ve mümkün olan en kısa sürede ülkeye kazandırılmasının en hassas oldukları konular arasında yer aldığını söyledi.
Son sekiz yılda kaçakçılıkla mücadelede kurumsal kapasiteyi güçlendirdiklerini belirten Ersoy, ilgili yapıyı daire başkanlığı seviyesine çıkararak daha geniş bir kadroyla çalışmaya başladıklarını anlattı.Aralarında ABD’nin de bulunduğu 14 ülkeyle ikili protokol imzaladıklarını ifade eden Ersoy, bu iş birliklerinin iade süreçlerine olumlu yansıdığını vurguladı.
Ersoy, geçmişte sekiz-dokuz yıl süren süreçlerin artık yedi-sekiz ay gibi sürelerde sonuçlanabildiğini söyledi. İadelerin arkasında çok sayıda kurum ve uzmanın katkı sunduğu yoğun bir uluslararası çalışma bulunduğunu belirten Ersoy, Manhattan Bölge Savcılığı ve ABD İç Güvenlik Soruşturmaları Birimi (HSI) ile yürütülen iş birliğine dikkati çekti. Kazı kayıtları, tanıklıklar ve bilimsel araştırmaların eserlerin kökeninin ve kaçırılma süreçlerinin ispatında belirleyici olduğunu anlatan Ersoy, Türkiye’nin bu alanda önemli bir uzmanlık kazandığını, başka ülkelerin de Türkiye’den danışmanlık aldığını ifade etti.
“Kaçak malın ayıplı mal olarak kabul edilmesi lazım” Kültür varlığı kaçakçılığının önlenmesinde uluslararası anlayışın değişmesinin önemine işaret eden Ersoy, kaçak eserlere yönelik talebin ortadan kaldırılması gerektiğini vurguladı. Ersoy, “Artık dünyada bu bir kabul olması lazım. Yani kaçak mal, ayıplı mal olarak kabul edilmesi lazım. Herkes tarafından dışlanması lazım.” dedi.
Bu yaklaşımın yaygınlaşmasının kaçak eserlerin alıcı bulmasını engelleyeceğini ve kaçak kazıları caydıracağını belirten Ersoy, ABD’den getirilen 100 kültür varlığının çok değerli eserler olduğunu söyledi. Eserlerin İstanbul Arkeoloji Müzelerinde sergilendiğini ifade eden Ersoy, ziyaretçileri bu kültür varlıklarını görmeye davet etti. Uzak pazarlarda ulaşım kapasitesi artırılıyor 2027’ye yönelik yeni pazar hedeflerine ilişkin soruyu yanıtlayan Ersoy, son sekiz yıldır kaynak pazar çeşitliliğini artırmaya odaklandıklarını belirtti.
Kaynak pazarların çeşitlenmesinin turizm sektörünün krizlere karşı dayanıklılığını güçlendirdiğini vurgulayan Ersoy, yakın pazarlardaki güçlü konumlarını korurken uzak pazarlara öncelik verdiklerini söyledi. ABD, Kanada ve Çin’e yönelik çalışmalara değinen Ersoy, Kanada ile karşılıklı uçuş imkânlarının artırılmasına yönelik kararların ve Çin pazarındaki kapasite artışının bu açıdan önem taşıdığını ifade etti.
Çin’de kapasitenin 21’den 49’a çıkarılmasına ilişkin kararın ardından ek uçuş imkânlarının eylül itibarıyla devreye girmeye başladığını belirten Ersoy, bu gelişmenin önümüzdeki dönemde pazardaki büyümeyi desteklemesini beklediklerini söyledi. Türk Hava Yollarıyla yakın çalıştıklarını belirten Ersoy, uzun menzilli uçakların teslimatlarının da uzak pazarlara erişimi güçlendireceğini kaydetti.
Yeni Zelanda gibi uzun mesafeli uçuş noktalarına yönelik planlamalara değinen Ersoy, uzak pazarlar başta olmak üzere ulaşım ağını genişletmeyi hedeflediklerini ifade etti. “Deprem bölgesi öncelikli noktalarımızdan biri” Kahramanmaraş’a yönelik kültür ve turizm çalışmaları dolayısıyla teşekkür eden bir basın mensubuna da yanıt veren Bakan Ersoy, deprem bölgesinin öncelikleri arasında yer almaya devam edeceğini vurguladı.
Şehirlerin yeniden ayağa kaldırılmasının yanı sıra ticaretin ve ekonominin canlandırılmasının da önemine dikkati çeken Ersoy, turizmin bu süreçte önemli bir katkı alanı olduğunu belirterek, “Biz de üzerimize düşeni en büyük fedakârlıkla yapacağız.” dedi.
Kısa özet yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Haber metninin kaynağı: Habertürk · Ekonomi. Hata veya hak ihlali bildirmek için telif sayfasını kullanabilirsiniz.
